E-Bülten'e Kayıt Olun
Ürün bildirimleri, güncellemeler
Yıllar boyunca web sitelerinin kullanıcıları gizlice takip etmek için kullandığı birçok yaratıcı yönteme şahit olduk. Çerezler, cihaz parmak izi çıkarma (device fingerprinting), fare hareketlerini izleme ve hatta klavye vuruşlarını kaydetme... Ancak teknoloji geliştikçe saldırı yüzeyleri de donanım seviyesine inmeye başladı.
Son yapılan güvenlik araştırmaları, web sitelerinin ziyaretçileri izlemek için bulduğu yepyeni ve oldukça sinsi bir yöntemi ortaya çıkardı: Katı Hâl Sürücüsü (SSD) aktivitelerindeki ince değişimleri ölçmek.
Literatüre FROST (Fingerprinting Remotely using OPFS-based SSD Timing) olarak giren bu yeni teknik, standart gizlilik önlemlerini aşarak bilgisayarınızda hangi sekmelerin veya uygulamaların açık olduğunu tespit edebiliyor. Peki, bu donanım tabanlı "casusluk" nasıl çalışıyor ve ne kadar tehlikeli?
FROST, temelde bir "yan kanal saldırısıdır". Yan kanal saldırıları, sistemin işlediği verilerin kendisine değil; sistemin çalışırken ortaya çıkardığı fiziksel belirtilere (elektromanyetik sızıntılar, güç tüketimi, veri önbellekleri veya bir işlemin tamamlanma süresi) odaklanır.
FROST özelinde bu saldırı, "çekişme (contention) tabanlı" bir yan kanaldır. Yani, bilgisayarınızdaki birden fazla işlemin aynı donanım kaynağı (bu senaryoda SSD'niz) için rekabet etmesi durumunu ölçer. SSD'nizin I/O (girdi-çıktı) işlemlerindeki zamanlama gecikmelerini (gecikme süresi / latency) analiz eden kötü niyetli bir site, arka planda hangi uygulamaları veya web sitelerini kullandığınızı nokta atışı tespit edebilir.
Geçmişteki donanım tabanlı saldırıların aksine, FROST tamamen tarayıcı üzerinden çalışıyor ve kurbanın zararlı bir dosya indirmesine veya tıklamasına gerek kalmıyor. Ziyaretçinin, saldırıyı barındıran web sitesini açması yeterli.
İşlem adımları şu şekilde gerçekleşiyor:
Bu yöntem kulağa korkutucu gelse de saldırganlar için uygulanması o kadar da basit değil. FROST'un mevcut durumdaki bazı önemli kısıtlamaları bulunuyor:
Şu an için FROST saldırılarının gerçek dünyada aktif olarak kullanıldığına dair bir kanıt yok; bu, Temmuz ayında DIMVA konferansında sunulacak akademik bir araştırma. Ancak yine de dijital hijyen açısından alınabilecek önlemler mevcut:
Gelecekte tarayıcı geliştiricilerinin (Google, Mozilla, Apple vb.), web sitelerinin oluşturabileceği OPFS dosya boyutlarına katı sınırlar getirmesi veya I/O zamanlama API'lerinin hassasiyetini düşürerek bu yan kanalı tamamen kapatması bekleniyor. O zamana kadar, tarayıcınızın arka planda donanımınızla nasıl konuştuğuna dikkat etmekte fayda var.
İlk yorum yapan siz olun!
Düşüncelerinizi Paylaşın