Echo
Google arama motoru savaşını kayıp mı ed...
007 First Light'tan Bomba Gibi Fragman G...
Remedy, Control Resonant'ı GTA 6 Dönemin...
30 Mayıs 2026, Cumartesi
18°C, İstanbul
Echo

Weekly Updates

Let's join our newsletter!

Do not worry we don't spam!

Fitbit Air İncelemesi: Ekransız Akıllı Bileklik Devri Başlıyor mu?


Akıllı saatlerin devasa ekranlarından, her saniye titreyen bildirimlerinden ve her gün şarj etme derdinden sıkıldınız mı? Son dönemde Whoop ve Oura gibi markaların başını çektiği "ekransız ve minimalist" sağlık takibi trendine Google da iddialı bir giriş yaptı.

Karşınızda hiçbir ekranı ve tuşu olmayan, arka planda sessizce sağlığınızı izleyen yeni Fitbit Air. Peki, 99 Euro’luk bu uygun fiyatlı cihaz vaatlerini yerine getirebiliyor mu? Gelin, artılarına ve eksilerine yakından bakalım.

Tüy Kadar Hafif, Varlığını Unutturan Tasarım

Fitbit Air’in en büyük iddiası kesinlikle konforu. Cihaz, kayışıyla birlikte toplamda sadece 12 gram ağırlığında (sensörün kendisi 5,2 gram). Kolunuza taktığınız andan itibaren orada olduğunu unutuyorsunuz.

  1. Şarj Ömrü: Ekranın olmaması pil tarafında büyük bir avantaj sağlıyor. Cihaz tek şarjla 7 güne kadar kesintisiz çalışabiliyor.
  2. Dayanıklılık: 50 metreye kadar su geçirmezlik sertifikası var. Yani duşa girerken veya havuzda yüzerken bileğinizi boşaltmanıza gerek kalmıyor.

Tüm veriler, doğrudan akıllı telefonunuzdaki yeni Google Health uygulamasına (iOS ve Android uyumlu) aktarılıyor ve burada yapay zeka destekli algoritmalarla analiz ediliyor.

Neleri Çok İyi Yapıyor? (Artıları)

Cihazın test sürecinde en çok parladığı nokta kesinlikle uyku takibi.

Fitbit Air, uykuya daldığınız ve uyandığınız anları neredeyse dakikası dakikasına doğru tespit ediyor. Uyku evreleri (REM, derin, hafif) konusunda sunduğu veriler oldukça detaylı. Üstelik cihazın kolda hissedilmemesi, gece uykusunda rahatsız edici bir akıllı saat takma zorunluluğunu ortadan kaldırıyor.

Bir diğer şaşırtıcı nokta ise nabız değişimlerine verdiği tepki süresi. Kalp ritmindeki ani yükseliş ve düşüşleri yakalama hızı, piyasadaki çok daha pahalı profesyonel spor saatlerine kafa tutacak cinsten.

Yazılım Tarafındaki Pürüzler (Eksileri)

Donanım ne kadar rahat olsa da, Google’ın yazılım tarafında çözmesi gereken bazı "çocukluk hastalıkları" var:

  1. Nabız Kalibrasyonu Sorunu: Cihaz nabız değişimlerine çok hızlı tepki veriyor ancak kronik bir kalibrasyon hatası var. Testlerde, kullanıcının anlık nabzını gerçekte olduğundan yaklaşık 15 bpm daha yüksek ölçtüğü görülüyor. Bu durum, yaktığınız kaloriyi ve kardiyo yükünüzü yanlış hesaplamanıza neden olabilir.
  2. GPS ve Otomatik Spor Algılama Çelişkisi: Cihazın felsefesi "sen hiçbir şeye dokunma, ben arka planda her şeyi hallederim" üzerine kurulu. Ancak yürüyüş veya bisiklet gibi sporlara başladığınızda cihaz bunu otomatik algılasa da, telefonunuzun GPS'ini otomatik olarak devreye sokmuyor. Eğer harita rotanızı ve VO2Max verinizi görmek istiyorsanız, sporu telefondan manuel olarak başlatmanız gerekiyor.
  3. Kısıtlı Spor Yelpazesi: Şu an için cihazın kendi kendine tanıyabildiği otomatik spor sayısı, rakiplerinin oldukça gerisinde.

Sonuç: 99 Euro'ya Değer mi?

Fitbit Air, giyilebilir teknoloji pazarında harika bir konsepti oldukça erişilebilir bir fiyata sunuyor. Eğer amacınız profesyonel bir maraton hazırlığı yapmak değilse; sadece arka planda uykunuzu, günlük hareketinizi ve genel sağlığınızı takip eden, kolunuzda ağırlık yapmayan şık bir cihaz arıyorsanız Fitbit Air kesinlikle şans verilebilecek bir model.

Ancak, Google’ın (özellikle nabız sapması ve GPS tetikleme sorunları için) yakın zamanda yayınlayacağı yazılım güncellemelerini beklemek, satın alma kararından önce en mantıklı hamle olabilir.